Çarşamba, 16 Ağustos 2017

Al Risale : ”Türkistan Dağları ” 4.Bölüm (Son)

Al Risale : ”Türkistan Dağları ” 4.Bölüm (Son)

 

Suriyeli muhalifler tarafından çıkartılan Al Risale dergisi 2. sayısıyla okurları ile buluştu . 1. sayısı ile  ses getiren Al Risale dergisinin 2. sayısında ” Türkistan Dağları ”  başlığı altında Doğu Türkistan ve Türkistan İslam Cemaati’nede geniş  yer verilmiş.

2 bölüm olarak ele alınan ”Türkistan Dağları” yazısında 1. bölümde  Doğu Türkistan işlenirken   diğer bölümde  ise Doğu Türkistan cihadını sürdüren Türkistan İslam Cemaati’ne yer verilmiş .

Doğu  Türkistan Bülteni Haber Ajansı olarak takipçilerimiz için ingilizceden  tercüme ettiğimiz ”Türkistan Dağları” yazısını  parçalar halinde sizler ile paylaşmaya devam ediyoruz

 

2 bölümde sunulan Türkistan Dağları başlıklı yazının ilk  3 bölümünü  türkçeye tercüme etmiş ve  takipçilerimizin ilgisine sunmuştuk .

( http://www.doguturkistanbulteni.com/2015/10/26/al-risale-turkistan-daglari-1-bolum/)

(http://www.doguturkistanbulteni.com/2015/10/29/al-risale-turkistan-daglari-2-bolum/ )

(http://www.doguturkistanbulteni.com/2015/11/01/al-risale-turkistan-daglari-3-bolum/)

 

Doğu Türkistan Bülteni Haber Ajansı olarak takipçilerimiz için İngilizceden tercüme ettiğimiz ”Türkistan Dağları” yazısının son kısmını ilginize sunuyoruz.

 

Zorlu Bir Yolculuk

 

“Zulme uğradıktan sonra Allah uğrunda hicret edenlere gelince, kesinlikle onları dünyada güzelce yerleştireceğiz; ahiret mükafatı ise daha büyüktür, eğer bilseler.” (Nahl,41)

Diğer muhacirlere özellikle de Amerika ve Avrupa’dan gelenlere kıyasla onların hicreti tüm bir kitabı doldurmaya yetecek kadar çetin. Pasaport sahibi olamadıklarından yolculukları da kolay olmuyor. Uzun ve zorlu bir yol.. Uzun soluklu yaya, kara ve deniz yolculukları gerektiriyor. 10 aydan 2 yıla dek sürebilen ortalama 7 farklı ülkeden geçilen bir seyahat. Kadın erkek birçok kardeşimiz seyahat edebilmek için yeterli belgeye sahip olmadığından transit ülkelerde hapsediliyor. Tamamen yabancı oldukları bu ülkelerde 1 yıl hatta daha fazla bir zaman dilimini bu ülkelerin parmaklıkları arkasında geçiriyorlar. O ülkenin dilini konuşamıyor ve hiçbir yasal desteğe başvuramıyorlar.

Türkistanlı bir Mücahid kardeşimize hapisteki durumu sorulunca: ” Yusuf üniversitesi (hapis)’ndeki zamanımız yoldaki imtihanlarımıza bir ara verilmesiydi. Bizi Cihad diyarına ulaştırması için Allah’a daha fazla yakarmamızı sağladı. Başımıza gelenlere duadan başka çare bulamadık. Birçok kardeşimiz tüm servetini (kişisel eşya ve birikimleri de dahil) Allah için bu hicreti yapabilme adına harcıyor. Kişi başına toplamda 10-25 bin dolar maliyeti oluyor. Yaşadıklarını aktardıktan sonra Türkistanlı kardeşimize: ” Bunca şeyden sonra şimdi burada nasıl hissediyorsun? Bu soruyu duyunca Türkistanlı kardeşimizin yüzü neşeyle doldu ve “Tüm acılarımızı unuttuk. Allah biliyor ki burada ne kadar mutlu olduğumuzu ifade edemiyoruz. Elhamdülillah, artık onur içinde yaşıyoruz. Bu kardeşimizin söyledikleri bana şu hadisi hatırlattı.

“… Dünyada en fazla sıkıntı ve ızdıraba uğrayan Cennetliklerden biri getirilir ve Cennete bir kere daldırılır. Sonra buna da: “Ey Âdemoğlu! Sen hayatında hiç sıkıntıya uğradın mı? Hiç acı ve ızdırap çektin mi?” diye sorulur. O da: Vallahi hiçbir acı ve sıkıntı görmedim, der.”(Müslim)

Buradaki başlıca Türkistanlı gruplardan biri ‘Hizbul İslamiye Turkestan’ yani Türkistan İslam Cemaati. Çoğunluğu inginasislerden oluşan güçlü askerlerden oluşan büyük önemli bir Mücahid grubu. Cesaret ve liderlikte öne çıkan bir grup. Suriyeliler tarafından çokça seviliyorlar. Ayrıca diğer Cihadi gruplar arasında da bir hayli güzellikle anılıyorlar. Bir ensar kardeşimiz sehadet( inşaAllah) operasyonuna katılmadan önce hamile olan eşine eğer bir kızı olursa onu Türkistanlı bir Mücahid ile evlendireceğini söylemişti.

Hasret İçinde Bir Kalp

Hizbul İslamiye Türkistan, bu topraklarda Allah’ın kelimesi en yüksek olsun diye savaşıyor. “Ey iman edenler, eğer siz Allah’a (Allah adına İslama ve müslümanlara) yardım ederseniz, O da size yardım eder ve sizin ayaklarınızı sağlamlaştırır.”(Muhammed,7)

Türkistanlılar Suriye’ye ilk geldiklerinde etrafta gezinmek için dahi bir taşıt sahibi değillerdi ancak Allah için çabaları sonucunda şimdi birkaç tane tankları bile var! Havan topu ve tanksavar silahlarında uzmanlaştılar. Savaştaki nüfuzları gün geçtikçe artmaya arttı çünkü kuvvetli bir birlik oldular. Hem Cisr eş-Şugur hem de Ebu Zuhur Askeri Havaüssü çıkartmalarında muazzam bir taburdular. Onlar, Allah’ın izniyle Amerika destekli herhangi bir birliği ezip geçebilecek nitelikteler. Hizbul İslamiye’nin hiçbir ülkeyle bir ilişkisi yok ve hiçbir tağuttan da yardım almıyorlar. Bu yüzden, ne Haçlılar ne de onların vekilleri Türkistan İslam Cemaati’ne dikte edemez. Bu cemaat ilk olarak Halep’te ortaya çıktı. Ancak sonrasında Halep’i terk ettiler ve bir sahil şehri olan Lazkiye’ nin yolunu tuttular çünkü; onlar gerillalar olarak harp etmede daha başarılı olacaklarını düşündüler- malumdur ki Allah’ın dilemesiyle dağlar kendiliğinden insanlar için bir sığınak işlevi görür. Şunu da önemle not etmek gerek ki Hizbul İslamiye, Horasan merkezli olup oranın bir alt şubesidir.

 

Tükistanlı Mücahitler sadece onlara has olan bir zorlukla daha karşılaşıyorlar. Mücahitlerin büyük kısmı aileleriyle iletişime geçebilirken onlar aileleriyle ne telefondan ne de messenger üzerinden görüşebiliyor. Çünkü; Komünistler bir Mücahidin aramasının veya mesajının izini sürerek onun ailesine ulaşarak onları hapsedip onlara eziyet edebilir. Bu, burada yanımızda olan bir kardeşimizin de başına geldi. Şam’a ulaştıktan sonra babasını arayan kardeşimizin babası Türkistan’da tutuklandı. Bu yüzden, ailelerinin güvenliği için onlarla iletişim kurmaktan geri duruyorlar. Tahmin edebileceğiniz gibi sevdiklerinizle iletişiminizi kesmek epey zor bir iş ki bir de her gün etrafta ensarı( aileleri hala rejim yönetimindeki topraklarda) ve telefonda aileleriyle konuşan Muhacirlerin gülümsemesini neşesini seyrederken daha zordur.

 

Bir defasında Türkisanlı bir kardeşimizle ribatta konuşabilme fırsatım oldu. Bana Cihad’a gelirken ve sonrasında halihazırda yaşadığı sıkıntılardan bahsetti. Bana yeni evli olduğunu ve Allah’ın onun kalbini Cihad’a sevkettiğini söyledi. Bu yüzden hiç ertelemeden tası tarağı toplayıp geldiğini söyledi. Ne yazık ki, hamile olan eşini kendisi ile getirememişti. Oturuyorken kafirlerden meydana gelebilecek en ufacık bir işareti beklerken, Viber’de sesini hiç duymadığı  Facebook’ta o güzel gözlerini hiç görmediği bir oğlu olduğunu söyledi. Bir kez olsun tek bir kez olsun oğlunun sesini duyma hasretiyle yanan bir babanın kalbi..Bu Ağustos, eylem halindeyken öldürüldü ve Allah bana onun bedenini ambulansa taşıma onurunu lütfetti. Vallahi yüzü çok güzeldi ve ışıldıyordu tıpkı hayattaymışçasına(ki aslen de öyle) . Allah’tan onu kabul etmesini diliyorum, amin.

 

Suriyeliler Gidiyor, Türkistanlılar Geliyor

Son zamanlarda hayatları pahasına yollarda ölüme atılma pahasına sırf küfrün topraklarına Haçlıların topraklarına gitmek için ki oraya ulaşınca onlar tarafından aşağılanacak olmalarına rağmen göç eden bir gruba(Suriyeli mültecilere) şahit oluyoruz. Öte yandan, Türkistanlılar da aynı akını mübarek Şam diyarına Cihad topraklarına gerçekleştiriyor onların aldığı tüm risklerin bir benzerini üstleniyorlar ki buradır onların şeref, çevre ve cenneti bulduğu yer. Bugün Müslümanlara Doğu’dan Batı’ya Haçlıların yahut da Komünistlerin eliyle hızlı ve yaygın bir zulüm var.

 

Sevgili kardeşlerim, size yani bu zulmü arkasına yaslanmış TV’den izleyen ya da son moda tabletinden okuyanlara  makul olmalarını tavsiye ediyorum zira bu zulüm er ya da geç sizin de kapınızı çalacak. ABD’nin Irak’ı işgali sürecinde, dairelerinde konfor içinde oturmaya devam etmeyi seçen, kalleş Rafızilerin Müslüman kardeşlerine ettiği eziyetlere duyarsızlaşan Suriyeliler şimdi aynı Rafızilerin zulmüne maruz kaldı. Yani bilin ki, eğer Allah düşmanlarına karşı gerekli önlemi almazsanız, onların sıradaki hedefi siz olacaksınız demektir. Eğer servetiniz ve gücünüz Allah yolunda harcanmazsa ve çok uluslu kampanyalara akar giderse büyük bir zaman kaybediyorsun demektir. Bu dünya hayatı kısa ve kesinlikle sona erecek ancak buradan sonrası ilelebet barınacağın yurdundur. “Ey iman edenler! Size ne oldu ki, «Allah yolunda cihada çıkın.» denilince olduğunuz yere yığılıp kaldınız. Yoksa ahiretten vazgeçip dünya hayatına razı mı oldunuz? Fakat dünya hayatının zevki ahiretin yanında ancak pek az bir şeydir. Sefere çıkmanız (Allah’a ulaşmak için ruhunuzu Sıratı Mustakîm’e ulaştırmanız) hariç, (savaşa gönüllü olarak katılmadığınız taktirde) size elim bir azapla azap eder. Ve sizden başka bir kavimle (sizi) değiştirir. O’na hiçbir şeyle zarar veremezsiniz. Ve Allah, her şeye kadirdir.

Bugün Bu Küçük Adımları Atın

Ey Avrupa’daki kardeşlerim sizin mazeretiniz nedir?  Türkistan’daki kardeşleriniz sayısız zorluğu geçtikten sonra Cihad fisabilillahı ikame etti. Sen sevgili kardeşim bugün birkaç küçük adım atarsan yolda hiçbir problem yaşamadan 5 bin dolar dahi harcamadan 1-2 gün içinde Suriye’ye ulaşabilirsin. Türkistanlıu Mücahitler hepimiz için birer örnektir. Allah onları binlerce metre uzaktan Demokrasi, Milliyetçilik ve hatta utanmadan Haçlıların Müslümanlara karşı ittifakını arayan insanlarla yer değiştirdi.

 

“Münafıklara da haber ver ki, kendileri için çok acı bir azap vardır. Onlar, müminleri bırakıp kafirleri dost/veli edinirler. Onların yanında itibar mı arıyorlar? İtibar/güç bütünüyle Allah’a aittir.” ( Nisa, 138-139)

İnsanlar dininden topukları üzeri gerisin geri dönerlerse onları Allah’ı kelamını yeryüzünde hakim kılmak amacıyla İslam ve Müslümanlar için savaşan kişilerle değiştirmek Allah’ın sünnetidir.

 

“Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, bilsin ki Allah yakında öyle bir toplum getirir ki, Allah onları sever, onlar da Allah’ı severler; müminlere karşı yumuşak, kâfirlere karşı da onurlu ve şiddetlidirler; Allah yolunda mücahede eder, hiçbir kınayıcının kınamasından da korkmazlar. Bu, Allah’ın bir lütfudur, onu dilediğine verir. Allah, geniş ihsan sahibidir, her şeyi çok iyi bilendir.”

Özetle mübarek Şam toprakları ki aslında hakikaten de ne mübarektir Şam toprakları ki bu topraklar Şeriat toprakları İsa (a.s)’ın zuhur edeceği ve Allah’ın kelimesini yeryüzüne hakim kılacağı topraklar olacaktır. Ve Türkistanlı kardeşlerimiz de inşaAllah bunun bir parçasıdır.

Allah Türkistanlı kardeşlerimizin bacılarımızın hasret oldukları hicreti onlardan kabul etsin, amin.

Allah onların yollarını kolaylaştırsın, amin.

Allah Hizbul İslamiye’yi ve onların ailelerini korusun, amin.

Allah zulüm altındaki Türkistanlı Müslümanlara yardım etsin, amin.

Allah, samimi Mücahitlere zafer versin, amin.

 

Çeviri: Sümeyye Polat

Kaynak: Doğu Türkistan Bülteni Haber Ajansı

 

BU HABERLER DE VAR!

Türkistan İslam Cemaati, Ramazan ayını bir neşitle sevenleri ile kutladı

Suriye’deki etkin varlığı ile  dikkatleri  üzerine çeken  Türkistan   İslam Cemaati  , medya merkezi İslam Awazi …

Türkistan İslam Cemaati Rejim Milislerini ATGM Füzesiyle Vurdu

Muhalif gruplardan Türkistan İslam Cemaati Rejime ait tankı ATGM füzesiyle vurdu. ( İslah Haber ) …

Powered by themekiller.com anime4online.com animextoon.com apk4phone.com tengag.com moviekillers.com