Pazar, 20 Ağustos 2017

Türkistan İslam Cemaati’nin Kurucularından Şeyh Zebiullah Turkistani’nin Hayatı

vlcsnap-6081-06-08-14h50m34s891

 

 

ŞEYH ZEBİHULLAH rahimehullah

“Mü’minlerden öyle adamlar vardır ki, Allah’a verdikleri söze sadık kaldılar. İçlerinden bir kısmı verdikleri sözü yerine getirmiştir (şehid olmuştur). Bir kısmı da (şehid olmayı) beklemektedir.” (Ahzab, 23)

Zebihullah kardeşimiz; sadık, muhlis, merhametli, kardeşlerine çokça nasihat eden, emirlerine itaatkar ve cihad ruhu ve aşkı kalbinin derinliklerinden fışkıran birisiydi. (Biz öyle sanıyoruz, hesabı Allah katındadır.) Zebihullah kardeşimizin gerçek ismi, Abdu’l Mecid’dir. 1971 yılında, Kaşgar vilayetinde, Kandi bölgesinde doğdu. Küçük yaşlarında Kaşgar’daki meşhur şeyh Ubeydullah Ma’ruf’tan[2] eğitim aldı ve ona hizmet etti. Bu büyük alimden, şer’i ilmi teorik ve pratik olarak -kuru kuruya değil, emri bil ma’ruf ve nehyi ‘an’il munker ile hareket eden bir ruh ile- öğrendi. Kardeşimiz Zebihullah aynı zamanda Türkistan İslam Partisi’nin de kurucularındandı.

Zebihullah, helal kazanarak, iyi bir yaşam sürdü. Ancak cihad fikri ile arkadaşları arasında garip görünüyordu. Çin ordusuna karşı bazı operasyonlara katıldı. Bana, evinde hicretinden önce tedarik ettiği bir silah bulundurduğunu söylemişti.

1989’da Barın ayaklanmasının kıvılcımı ateşlendi. Barın adı verilen köyün halkı, zorba Çinlilere karşı cihat başlattı. Bu ayaklanma ile cihad ruhu o denli yükseldi ki, birkaç sene boyunca askeri operasyonlar vuku buldu. Daha sonra, Çinlilerin elinden kurtulan bazı ayaklanma liderleri Türkistan’a hicret etmek istedi. Bu liderler arasında Şeyh Ebu Muhammed ve kardeşimiz Bilal de bulunuyordu (Allah onlara rahmet eylesin). 1997’de hicret eden bu muhacir kafilesi içinde aynı zamanda kardeşimiz Zebihullah da yer alıyordu. Horasan toprağına hicretleri sırasında o vakit, Müminlerin emiri Molla Ömer (Allah onu korusun) liderliğindeki bir grup ilim talebesi tarafından şeriatle yönetilen İslam devleti kurulmaya başlıyordu.

Taliban hareketinin ortaya çıkışı ve Allah-u Teala’nın hareketin bazı vilayetleri ele geçirmesini nasip etmesi, yürekleri dine ve yaralı davalarına yardım etme şevki ile dolan Türkistanlı Müslüman gençleri etkiledi.

Bunun üzerine Şeyh Ebu Muhammed, yaralı Türkistan’da kendilerini hazırlayamayan Türkistanlı gençleri eğitmek amacıyla bir kamp kurulmasını kararlaştırdı. Hikayemizin kahramanı Şeyh Zebihullah bu kampın kurucusudur. Zebihullah, talebe kardeşleriyle birlikte Afganistan dağlarında birkaç savaşa da katıldı. Emir Ebu Muhammed, kardeşimiz

[1] “eş-Şeyh Zebîhullah”, Türkistan el-İslâmiyye, Ramazan 1431, sy. 7, s. 5-6.

[2] Hacı Abdulhakim Mahdum’un vefatından sonra, Doğu Türkistan’daki en meşhur alimlerden biriydi. Allah’tan başka kimseden korkmazdı. Selef-i Salih’in akidesine tabii idi. Mezhebinde tutucu değildi. Cihadı ve mücahidleri desteklerdi. Saldırgan Çinliler ile savaşan pek çok talebe elinde yetişmiştir. Ölümünden önce de gençleri Afganistan’daki komutan Şeyh Ebu Muhammed’in (rahimehullah) peşinden gitmeleri hususunda teşvik ediyordu. )

 

Zebihullah’ın ihlasını, içtenliğini ve zekasını gördüğünde, onu önemli görevlere tayin etti. (Kendisinin yaptığı yer değişikliklerinin sorumluluğunu Zebihullah’a verdi. 2000 yılında da Zebihullah’ı cemaatin şura meclisine dahil etti.) Kardeşimiz Zebihullah, birlik olunmasını isterdi. Kardeşlerinin cemaati bölebilecek herhangi bir davranışta bulunduklarını gördüğünde onlara nasihat ederdi. Ebu Muhammed, kendisini bazen kardeşlerine nasihatlerde bulunması için gönderirdi. 2002 yılında da cemaatin bazı özel işleri için kendisini Türkiye’ye gönderdi.  Zebihullah, Türkiye’den döndükten sonra orada gördüğü fitneler sebebiyle, kardeşlerini daha çok sever hale geldi.

Zebihullah, 2003 yılı Ekim ayında Türkiye’den döndükten sonra, Ebu Muhammed ile birlikte dağlık sınır bölgesi Angor Ada’da bir sefere çıktı. Zebihullah, bu seferde Ebu Muhammed’e muhafızlık ediyordu. Derken aniden mürted Pakistan ordusu onların etrafını sardı. Ve savaş başladı. Kardeşimiz Zebihullah, kahramanca savaştı. Ancak Allah-u Teala bu savaşta kendisinin yaralanmasını takdir buyurdu. Cephanesinin bitmesinden sonra esir düştü. Mürted Pakistan güçleri kendisini bir süre sonra Çin’e teslim etti. Kaşgar’da hapsedildi ve hapishanede işkenceye maruz bırakıldı ve sorgulandı.

Nihayet 2008 yılında, hakkında idam kararı verildi. Aldığı yaralara ve gördüğü vahşi işkenceye rağmen, sevgili kardeşimiz Zebihullah’ın cihad sevgisi ve şehid olma arzusu gönlünden silinmedi. İdam vakti geldiğinde Çinli kafirlerden oluşan despot ve zalim cunta rejimi, insanların gözü önünde onu idam etti. La havle ve lâ kuvvete illa billâh…

Şehidimizin kanları Allah’ın izniyle boşa gitmeyecek. İnşaallah kanının her damlasından bir mücahid doğacak. Ey kardeşimiz Zebihullah, temenni etmiş olduğun şehadete nail olduğunu sanıyoruz. Allah’ın izniyle şehadetin kutlu olsun! Alemlerin rabbine hamd olsun.

 

Kaynak : Doğu Türkistan Bülteni Haber Ajansı

BU HABERLER DE VAR!

Türkistan İslam Cemaati, Ramazan ayını bir neşitle sevenleri ile kutladı

Suriye’deki etkin varlığı ile  dikkatleri  üzerine çeken  Türkistan   İslam Cemaati  , medya merkezi İslam Awazi …

Türkistan İslam Cemaati Rejim Milislerini ATGM Füzesiyle Vurdu

Muhalif gruplardan Türkistan İslam Cemaati Rejime ait tankı ATGM füzesiyle vurdu. ( İslah Haber ) …

Powered by themekiller.com anime4online.com animextoon.com apk4phone.com tengag.com moviekillers.com